T.C. KÜLTÜR VE TURİZM BAKANLIĞI ARAŞTIRMA VE EĞİTİM GENEL MÜDÜRLÜĞÜ

Çocukluk Çağı

Doğumdan sonra çocuğun gelişimini izleyen onun anneyle babayla ve ailenin öteki üyeleriyle ve toplumsal çevresiyle ilişkilerini düzenleyen bir dizi inanç, kural, adet, tören ve uygulamalar vardır.

Çocuğun korunması, büyütülmesi, giderek bağlı bulunduğu grubun ya da kültürel ortamın benimsediği belli kalıplara, değer yargılarına kısaca modele uyması için birçok aşamadan geçmesi gerekmektedir. Bu işlem ve pratikler, töre ve törenler önem ve sıralarına göre kimi zaman katı kimi zaman da esnek biçimde uygulanmaktadır.

 

Ad Verme:

Bunların ilki çocuğa ad konulmasıdır. Ad: bir kimseyi, bir şeyi anlatmaya, bildirmeye yarayan sözdür. Bir insanın mutlaka bir adı olmalıdır. Adsız herhangi bir şey, bir olay, bir durum çevrede tedirginlik yaratmaktadır.

 

Geleneksel kesimde çocuğa ad konması genellikle dinsel nitelikli bir törenle olmaktadır. Giderek etki gücünü yitirmekle beraber dinsel niteliğin yine de çoğu yerde etkinliğini sürdürdüğü görülmektedir.

Çocuğa ad koyma, sıradan bir iş olmadığı için bu iş küçük çapta da olsa kutlanarak ve kutsanarak yerine getirilmektedir. Daha önce belirlenmiş olan “ad”, ad koyma amacıyla düzenlenen toplantı sırasında çocuğa verilmektedir. Bu amaçla çağrılan din görevlisi veya dinselliğiyle tanınan saygın bir kişi ezan okumakta ve çocuğun kulağına üç kere adını söylemektedir. Ad, hoca yoksa çocuğun babası ve dedesi tarafından da aynı uygulamalar yapılarak konulmaktadır.

 

Halk arasında çocuğa göbek adı koyma uygulamasına rastlanmaktadır. Çocuğun göbeği kesilirken konan ada “göbek adı” denmektedir. Göbek adı konulması;  kişinin kabirde ve öte dünyada göbek adıyla çağrılacağı, tövbe - talkın verilirken göbek adıyla çağrılacağı yönündeki inançlara dayandırılmaktadır.

 

Kişinin asıl adının dışında özellikle yakınları ve bağlı bulunduğu grubun üyeleri tarafından çocuğa  “Takma ad” ya da “lakap” konulabilmektedir. Bu uygulama daha çok geleneksel kesimlerde ve köylerde görülmektedir.

Süt Verme

Modern tıp ve geleneksel kültür çocuğun en sağlıklı beslenme biçiminin anne sütüyle beslenme olduğu konusunda birleşmektedir. Geleneksel kültürde çocuğa ilk süt, üç ezan beklendikten sonra verilmektedir.

 

Bu uygulamayla çocuğun ileriki yaşamında sabırlı olacağına inanılmaktadır. Kadının ilk sütüne “ağız” denmektedir. Ağız sütünü çocuk emmektedir. Ağız emmeyen çocuğun ileriki yaşamında zayıf ve güçsüz olacağına inanılmaktadır.

 

Diş Hediği

Çocuğun biyolojik gelişiminin en önemli belirtilerinden birisi olan diş çıkarma ülkemizdeki birçok yörede özel bir törenle kutlanmaktadır. Eğlence biçiminde gerçekleştirilen bu tören yiyeceği kutsama, çocuğun rızkını artırma, bereketi çoğaltma gibi motiflere dayanır.

Tören çocuğun ilk dişi çıktığı zaman yapılmaktadır. Bu törende çocuğun dişlerinin sağlam ve düzgün olmasına yönelik de bir dizi geleneksel uygulama ve pratiklere de başvurulmaktadır. Değişik bölgelerde değişik adlarla anılan bu tören ve eğlencenin halk arasındaki en yaygın adı “diş hediği”dir. Bazı bölgelerde “diş aşı”,“diş bulguru”,“diş buğdayı” olarak da tanımlanmaktadır.

 

Çocuğun Yürümesi

Çocukluk çağının biyolojik aşamalarından çocuğun yürümesi ile ilgili olan dönemdir. Geçmişte, zamanı geldiği halde yürümeyen, yürümesi geciken ya da yürürken sürekli olarak düşen çocuklar için birtakım uygulamalara başvurulmaktaydı. Çocuğun topuklarına yumurta sürmek, çocuğu ceviz yaprağı ve tuz atılmış suda yıkamak, köstek kesmek ve çocuğu çeşitli ziyaretlere götürmek gibi uygulamalar gelenekte var olduğu saptanan uygulamalardır.

Çocuğun Tırnağının Kesilmesi

Anadolu’da çocuğun tırnaklarının ilk defa kesilme zamanı ve kesilme esnasında yapılan uygulama ve pratikler de bulunmaktadır. Örneğin, çocuğun ilk tırnakları kesildikten sonra elini içinde paralar bulunan bir torbaya sokturulduğu tespit edilmiştir. Çocuğun torbadan aldığı para, erkekse büyüdüğü zaman kuracağı işin sermayesine, kız ise çeyizine kullanılacak ilk para olarak saklanmaktadır.